Söz SizdeGünlükSiparişAdım AdımSizin Eviniz

Ara

Üye Girişi

E-Posta :

Şifre :





Son Eklenenler

İstatistik

Toplam Ürünümüz
2.387

Son Üyemiz
aycos

Üye Sayımız
2410

TV de Yemeniden çanta yapımı

Nergis'in Günlüğü programında yemeni çanta yapımını anlattım. İzlemek isteyenler için :

http://www.youtube.com/watch?v=1wEL9MXOUqI

Tarih:7.2.2008 23:01:47


Ürünlerinizin ELISI.com da yer alması için

Ürünlerinizi sergilemek için detaylı bilgilere Sizin Eviniz menüsünden Beni de Al evini tıklayarak ulaşabilirsiniz. Ya da kısa yol olarak erişmek için tıklayınız.

Tarih:8.9.2007 20:55:30


kitap

Kokoloji 2 / Bil Bakalım Sen Kimsin Oyun Devam Ediyor!'
Türkiye Kokoloji'yi çok sevdi. Ama oyun daha bitmedi. Kokoloji 2'de yer alan yeni oyunlarla, kendinize bir adım daha yaklaşacaksınız. Var mısınız?
Kokoloji oynamak, tavan arasına çıkıp, ne var ne yok diye bakmaya benzer.
İlk kitapta, zihninizin bu gizli bölümünde dolaşmaya başladınız. Varlığını bile unuttuğunuz pek çok şeyle karşılaştınız.
Ama yolculuğunuz henüz bitmedi.
Kokoloji 2 ve içinde yer alan yeni oyunlarla, o karanlık odada daha önce fark etmediklerinizi görecek, daha derinlerde saklanmış olanlarla yüzleşeceksiniz.
Üstelik yine çok eğleneceksiniz. okuyanus yay.8,60 ytl

Tarih:20.6.2007 07:29:41


Kitap

Çankaya'nın Duvaksız Gelini Fikriye

Fikriye, Latife ile giriştiği aşk mücadelesini kaybetmiş, köşkün kapısında kalakalmıştı.

'Hak etmedim ben bunu zengin kızı, ben bunu hiç hak etmedim. Alacağın olsun senin. Senin de bitecek saltanat günlerin! sözleri dili ile dişi arasından ıslık gibi çıkmıştı. Gözleri sanki bir ateş topuydu.'
Gün ışığına pek çıkarılmayan hayatı ve ölümü üzerindeki muammalar, Fikriye'yi yakın tarihimizin en ilgi çekici kadınlarından birisi yapmaktadır. Onu bu kadar ilginç ve özel kılan, hayatını hiçbir karşılık beklemeksizin Mustafa Kemal'e sunmasıydı belki; belki de tutkuyla bağlandığı insana duyduğu aşkın, onu ölüme götürmesiydi. İntihar söylentilerinin ötesinde, Mustafa Kemal'in uğruna atıldığı ve Latife'ye karşı ölümüne giriştiği aşk mücadelesinin kurbanıydı.

Hazin bir aşk hikayesi, tutkuyla aşka adanan kısacık bir ömür; gölgeler altındaki sırları tarihe bırakmayacak kadar duru bir güzelliğe sahip olan Fikriye... Onu bu kadar ihtiras ve vefa duygusu ile Gazi'nin peşinden sürükleyen neydi?Yazan Halil Özcan  nokta yay.7,60 ytl

Tarih:20.6.2007 07:23:38


Kİtap

Vücudunuzu 14 Günde Yenileyin

Jason Vale’in Türkiye’de ses getiren 7 Günde 3,5 Kilo adlı kitabından sonra pratik 14 günlük bir diyet planını anlattığı kitabı Vücudunuzu 14 Günde Yenileyin, Mikado yayınları tarafından Mayıs ayında piyasaya sürülüyor.

Vücudunuzu 14 Günde Yenileyin’de açıklanan; Saat 18.00’den sonra buğday, maya ve doğal olmayan karbonhidratların alınmaması (karbonhidratlara sadece öğlen izin var), besinlerin %70’inin su içeriği olan canlı besinlerden alınması, yatmadan 3 saat once yemek yenmemesi, günde 45-60 dk egzesiz yapılması, TV ve bilgisayar başında geçrilen zamanın günde 2 saati geçmemesi ve yemekler için 30 adet muhteşem içerikli tarif yer alıyor.
Yazar Vale, genelde kendi kendimize sunduğumuz bahanelerin ‘Yapamıyorum .DOMİNA YAY.15 YTL

Tarih:20.6.2007 07:19:48


Kitap

Yazarlığının 30. yılında İnci Aral’dan, Türkiye’nin bu zamanlarına dair, kolay unutulmayacak bir roman: SAFRAN SARI. Genç yaşta yükselmiş bir yatırım uzmanı; eski eser kaçakçısı bir kadın; üniversite mezunu bir telekız.
İnci Aral, “GELECEKSİZLİK” üzerine kurduğu romanında bu üç kişinin kesişen yollarını anlatıyor. SAFRAN SARI; para, güç ve başarı peşinde koşarken kimliklerinden, aşktan ve umutlarından uzaklaşan, en sonunda ruhunu kaybedişinin serüveni…MERK YAY.12 YTL

Tarih:20.6.2007 07:16:06


kitap

Yirmibirinci yüzyılda Sartre okumak, insanı utandırıyor !!!!!

Toplu Oyunlar / Jean Paul Sartre

Sartre Toplu Oyunlar'da, insanlığın en evrensel sorunlarını ele alırken, temel duygulardan yola çıkarak insanın varoluşunu anlamaya çalışıyor... Kadın erkek ilişkileri, aşk, intikam, öldürme güdüsü, ırkçılık ve savaş... Sartre oyunlarında Antik Yunan'a kadar gidip, insanı anlamaya çalışmış, siz de istediğiniz kadar geriye gidebilirsiniz, insana dair pek çok şeyin nasıl değişmeden kaldığını göreceksiniz... Böylece Sartre'la bir kere daha görüyoruz, yüzyıllardır dünyaya hükmeden insanoğlunun 'insan olmak' konusunda nasıl bir arpa boyu yol alamadığını... Hâlâ savaşıyoruz, hâlâ öldürüyoruz, hâlâ açız ve dünya hâlâ adaletsiz...
Yirmibirinci yüzyılda Sartre okumak, insanı utandırıyor... 29 ytl.

Tarih:20.6.2007 07:14:38


kitap

Hiç, hiç mi hiç..Ben pişman olmadım hiç !

Aldandım, aldattım..yaşadım..Bu benim hayatım.

Anılar yok artık.Canı cehenneme.Hepsini süpürdüm kafamın içinden.

İçim titrese de.Dönmem ben geriye.

Yaşarım bugünü..başlayıp sıfırdan.

Hiç, hiç mi hiç.Ben pişman olmadım hiç.

Aldandım..aldattım yaşadım.Bu benim hayatım.

Eskimiş dostuma,düşmanıma

Son bir kez elveda !                ( None,Rien de Rien / Türkçesi: G.Sururi )  

 

'Ablam Edith... Babamız birdi, kötü adam da değildi ama sık sık ve esaslı dayak atardı. Sonra büyüdük, sokaklara çıktık, ara sokaklarda, kaldırımlarda hem sürttük hem şarkı söyledik, Edith daha Edith Piaf değildi, hayatı ve erkekleri bir arada tanıdık, o daha yirmisine gelmeden, ‘Aşk ılındı mı ya ısıtmak gerekir ya da vazgeçmek’ anlayışını kaptı, ama mesleğinde o kadar havai olmadı, öğrenip ilerlemek için ne gerekiyorsa yaptı, zaten o yüzden, hırsıyla, tutkusuyla Kaldırım Serçesi oldu, ne adamlar geldi geçti hayatından, gece bacağını bir erkeğin beline sarmadan yatmayı hiç beceremedi, neonlardan da hiç inmedi, en çok askerleri sevdi, Savaş sırasında hele, Yves Montand’a da kök söktürdü, kafasına basmayınca erkeklere kapıyı göstermekte iki dakka tereddüt etmedi, şarkı söylerkense hep tırmandı, para saymayı bilmedi, Charles Aznavour’u keşfetti, anneliği erken tatmıştı, hayata hiç doymadı, öldüğü gece parmakları bir serçe pencesi gibi benimkilerin üzerine kapanmıştı, ertesi sabah alt kattaki çocuk söyledi, inanmak istemiyordum ama, ölmüştü.'

Kaldırım Serçesi Piaf /SIMONE BERTAULD.Agora kit.20 ytl.

Tarih:20.6.2007 07:13:20


kitap

  GÜNDÜZ VASSAF  ezberleri bozacak bir kitap yazdı     

TARİHİ YARGILIYORUM

'Dünyanın neresinde, ne zaman doğmuşsak doğalım, annelerimiz, babalarımız, dinlerimiz, devletlerimiz bize bir geçmiş giydiriyor. Onlar giydirdikçe biz de ha babam giyiniyoruz. Çoğumuz, geçmişin elbiselerini günümüz terzilerinin dikmesini yadırgamadan kabullenmekle kalmayıp, elbiselerimizi bedenimizden ayırt bile edemiyoruz.

Tarihimize nasıl baktığımızı gözden geçirdiğim bu kitapta kendimizi yargılamamızı yargılıyorum. Tarihimize bakıp “Biz buyuz,” diye sunulanları sorguluyorum.

Asırlardır sürdürdüğümüz alışkanlıklarımızdan kurtulup, tarihten özgürleşip, kendimize farklı bakmaya başlamamızla, nereden gelip nereye gittiğimizin serüveninde, yaşadığımız tarihin de yolunu değiştirebiliriz. ' Gündüz Vassaf.İlet,işim yay.12 ytl

Tarih:20.6.2007 07:10:47


kitap

  DERİN DONDURUCU / Lisa JAKSON

Uyandığında çok fazla üşüyordu. Hayatı boyunca hiç üşümediği kadar. Hareket edemiyor, konuşamıyordu. Ve bu sırada onu fark etti. Kendisini kaçıranı. Belli ki ölecekti, ama keşke çığlık atabilseydi.
Bir çığlık.

OYSA ŞİMDİ EN ÜRKÜTÜCÜ…
Eski bir film yıldızı olan Jenna Hughes, Hollywood'u terk ederek neredeyse tecrit edilmiş bir yer olan, Oregon'daki bir çiftliğe taşınmış, böylece şöhretten de olabildiğince uzaklaşmıştı. Ancak takip edildiğini bilmiyordu. Mektupları kişisel anlamda gerçekten de çok rahatsız edici olan, saplantılı bir hayran tarafından. Jenna, gazetelerde okuduklarıyla zaten fazlasıyla sarsıldığı sırada, bir de Şerif Shane Carter'ın neyin peşinde olduğunu bilse, hissettiği korku hayatını mahvedecekti. Bu, ormanlık bölgede bir kadın cesedinin bulunmasıyla başlayan şok edici bir vakaydı.

Şimdi iki kadın daha kaybolmuştu ve içlerinden birinin Jenna'ya olan benzerliği fark edilmeyecek gibi değildi.
KÂBUSUNA DÖNÜŞMEK ÜZEREYDİ…
Pasifik'in kuzey batısının üzerine dondurucu bir kış fırtınası çökerken acımasız bir katilin tasvirsiz faaliyetleri henüz yeni başlıyordu. Ve, Jenna da en büyük hayranıyla tanışmaya giderek daha çok yaklaşıyordu…
Onu ölü olarak görmeyi her şeyden çok isteyen bir hayrandı bu. artemis yay.24 ytl.

Tarih:20.6.2007 07:05:33


Ferrari'sini Satan Hergele

Ferrari'sini Satan Hergele; Yalçın Pekşen, denebilir ki, günde-lik hayatın harala gürelesinde yitip giden ayrıntılardaki mizahı yakalama çabası… Belki de şu ya da bu şekilde hayatımıza sokulan popüler kültür üzerinden Türkiye'yi anlama girişimi. Ağlanacak halimize gülmemizi sağlayacak bir temize çekme eylemi...


Ferrari'sini Satan Hergele, 44 öyküden oluşuyor. Her öyküde farklı bir dünyanın kapısı aralanıyor. Örneğin, kitaba adını veren öyküde, çoksatanlar listesinin gözdesi bir kitap (Ferrari'sini Satan Bilge) avukat Turgut Kılıç'ın gözlerini açıyor: Kendisi gibi avukat olan Julian Mantle, sattığı Ferrari'nin parasını ne yaptı acaba? Tuhaf gibi görünen bu soru, soluğu Hindistan'da almasına sebep oluyor. O artık Büyük Şivana Bilgesi'dir. Ve zenginlerin cömert bağışlarını kabul etmek, en doğal hakkıdır.

Yalçın Pekşen, Ruh Hastası Martı'da denizlerimizin temizliğini(!), Nevzat Usta Basın Ödülü'nde ödül mekanizmalarının rezilliğini, Reha Muhtar Bağımlılığı'nda medyanın içler acısı halini, Türk Usulü Temizlik'te erkeklerin zaafiyetini, yüzünüze hınzırca bir gülücük oturtarak anlatıyor. Say yayınlarından...

Tarih:20.6.2007 07:02:57


Ayasofya Sergisi

İSTANBUL - UNESCO Mevlana yılı etkinlikleri kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından “Aşk Ocağında Can Olmak-İnsanlığın Mirası: Mevlana Celaleddin-i Rumi” sergisi, Ayasofya Müzesi’nde açılacak.
Zarakol İletişim Hizmetlerinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Prof. Uğur Derman, Tuğrul İnançer, Dr. Nuri Şimşekler ve Ekrem Işın’dan oluşan Danışma Kurulunun yol göstericiliğinde hazırlanan serginin küratörlüğünü Ekrem Işın yapıyor.

Sergide, Mevlana ve 800 yıl boyunca müzik, edebiyat, hat gibi güzel sanatlar alanlarında toplumu derinden etkileyen Mevlevilik kültürünü anlatan eserlere yer verilecek.

Ayasofya Müzesi’nde özel olarak tasarlanmış geçici bir bölüm içinde gerçekleşecek olan sergide, Konya Mevlana Müzesi, Konya ve Ankara Etnografya müzeleri, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul Divan Edebiyatı Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yıldız Şehir Müzesi ve İstanbul Sadberk Hanım Müzesi’nden derlenen 200’ye yakın özgün eser yer alacak.

Sergi, “Hayatı ve Düşünceleriyle Mevlânâ”, Mevleviliğin 800 yılı, “Mevlevi Dergâhı”, “Matbah-ı Şerif”, Mevlevilikte Giyim – Kuşam”, “Müzik ve Sema”, “Hat, Edebiyat ve Mevlevilikte Sembolizm” gibi başlıkların yer aldığı 9 ana bölümden oluşacak.

“Aşk Ocağında Can Olmak-İnsanlığın Mirası: Mevlana Celaleddin-i Rumi” sergisi, 19 Haziran-12 Ağustos 2007 tarihleri arasında pazartesi günleri hariç 09.00-18.30 saatleri arasında açık kalacak.
yukarıdaki bilgi www.ntvmsnbc.com'den alınmıştır.

Tarih:20.6.2007 06:58:30


Balkan'ın Gözüyle Ankara


Monad Balkan'ın retrospektif sergisi Gala Sanat Galerisi'nde açılıyor.

Monad Balkan, "İstanbul'dan sonra ikinci vatanım" diye nitelediği Ankara'yı çeşitli yönleriyle tuvaline taşıdı.
Retrospektif karakterli sergi, Sanatçının muhtelif tarihlerde kentin çeşitli yüzlerinden etkilenerek tuvaline aktardığı duygulardan oluşuyor.

Sergi, Ankara kırsalı, Tunalı Hilmi ve civarı ile Eski Ankara olmak üzere başlıca üç kısımdan meydana gelmektedir.

Bu üç ayrı dünyanın sentezi, Sanatçının, parçaların farklılığından hareketle mutlu bütünlüğü yakalama uğraşının bir yansıması olmaktadır.

Ankara'nın havası, tavası ve Misketini seven Balkan, hem dünyaların hem de kendi kendisinin yaratıcısı ilüzyonist evrene kendi ilüzyonlarıyla mütevazı bir katkı yapmaya çalıştığını söylemektedir.

Monad Balkan 1942 yılında İstanbul Bakırköy'de doğdu. Ressam olan annesi ve onun sanatçı çevresiyle olan yakın ilişkisi sonucu devrin ileri gelen ressamlarından küçük yaşta türlü esintiler, esinler ve beceriler kaptı.

Klasik eğitiminin yanısıra Avustralya Sidney'de Julian Ashton Art Schoool'da resim öğrenimi gördü. Yurtici ve dışında 20 sergi açtı, karma sergilere katıldı. Budapeşte Sanat Fuarında resimleri sergilendi.

Sergi 20 Nisan-20 Mayıs tarihleri arasında Gala Sanat Galerisi'nde görülebilir.

Tarih:16.4.2007 13:12:38


Müzikal

R O M A N T İ K A
 
tarih :  01 Nisan Pazar, 15:00
mekan : Türker İnanoğlu Maslak Show Center

Büyükdere Caddesi, Derbent Mevkii (Darüşşafaka Lisesi Yanı), 34457, Maslak
Istanbul


Müzikalseverlerin özlemi bitiyor. Yapımcı Türker İnanoğlu, uzun yıllardır beklenen, büyük prodüksiyonlu müzikal özlemini 'Romantika' ile sonlandırıyor.

TİM-Türker İnanoğlu Maslak Show Center'da 22 Mart 2007'den itibaren sahnelenecek olan ve dev bir yıldızlar topluluğunun rol aldığı 'Romantika' müzikalini, Devlet Tiyatroları'nın genç ve yetenekli yönetmeni Şakir Gürzumar yönetiyor.

Müzikalde 25 ünlü yıldızın yanı sıra, Tan Sağtürk'ün koreografisi eşliğinde Ömür Uyanık, Tunç Özçakır ve Tuncer Okyar'ın eğitiminde 22 kişilik bir dans grubu görev alıyor. Senaryosu Resul Ertaş ve Yaşar Arak tarafından kaleme alınan 'Romantika'nın kostümlerini Hale Eren, dekorunu ise Cem Köroğlu hazırladı. Müzikalin orijinal müziklerini de Cengiz Onural ile Bora Ebeoğlu imzası bulunuyor.

'Romantika', kökleri Osmanlı hanedanına uzanan, varlıklı ve güngörmüş bir ailenin Harvard'da öğrenim görmüş oğlu ile çalgıcılıkla geçinen bir Roman ailesinin kızının aşklarını konu alıyor. İki aile arasındaki kültür, görgü, düşünce ve yaşam tarzı farklılıkları çok eğlenceli bir müzikal komediyle izleyiciye sunuluyor.

Hikaye ve Proje: Türker İnanoğlu
Yönetmen: Şakir Gürzumar
Senaryo: Resul Ertaş - Yaşar Arak

Tarih:22.3.2007 15:38:56


Festival

One Love Festival 6
Beastie Boys
tarih : 17 Haziran Pazar, 18:00
mekan : Parkorman Büyükdere Caddesi, 34398, Maslak
Istanbul 66,50 YTL / AYAKTA İZLENECEKTİR

Efes Pilsen One Love Festival 6 ile yazın ilk bombası

BEASTIE BOYS
geliyor!

Bu yıl ilk defa süresi 3 güne çıkartılan, yaz aylarının ilk festivali Efes Pilsen One Love Festival, yine bir müzik fenomeni haline gelen, dünyaca ünlü Beastie Boys grubunu hayranlarıyla buluşturmaya hazırlanıyor.

Yaz mevsiminin habercisi, Pozitif Organizasyonu ile gerçekleştirilen, Efes Pilsen One Love Festival, yine dünyaca ünlü bir grubu ağırlamaya hazırlanıyor. Dünyanın en önemli hip hop & punk topluluğu Beastie Boys, 17 Haziran gecesi Efes Pilsen One Love Festival'de sahne alacak. Uluslararası arenada ismini duyuran ve her yıl dünyanın en ünlü isimlerini konuk eden festivalin bu yıl bir sürprizi daha var. Daha önceki yıllarda 2 gün süren Efes Pilsen One Love Festival, bu yıl itibariyle ilk kez 15, 16 ve 17 Haziran tarihlerinde 3 gün boyunca sürecek. Bugüne kadar Morrissey, Moby, Manu Chao, The Black Eyed Peas gibi müzik dünyasının en önemli isim ve topluluklarını ülkemize taşıyan Efes Pilsen One Love Festival bu yıl 6. kez Parkorman'da müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

Tarih:22.3.2007 15:37:28


Piyes

Bozuk Düzen / Hüzzam  - GÜNER SÜMER Güner Sümer'in iki unutulmaz piyesi yeniden raflarda yerini aldı. Bozuk Düzen, büyük kente göçmüş küçük insanları bu yeni ortamın yaşam koşulları karşısındaki kaçınılmaz yenilgilerini anlatır. Karşılaşılan zorluklar, aile bireyleri arasındaki güçlü aile bağı, sevgil, anlayış, dayanışma, hoşgörü gibi değerlerle göğüslenmeye çalışılırsa da, onlar için mutluluk hep ulaşılmaz olacaktır.

Hüzzam, hızlı bir toplumsal değişimlerle sınıf değişikliğine uğramış, yeni koşullara ayak uyduramamış paşa torunu, soylu bir eski İstanbullu kadının zamana yenik düşüşünün hüzün ve ironi dolu öyküsüdür.
Kitapta ayrıca, Prof. Dr. Sevda Şener'in yazarın tüm oyunlarını inceleyen bir yazısı da bulunmaktadır.boyut yay.13,50 ytl

Tarih:22.3.2007 15:35:11


Kitap

Cariye / Gül İrepoğlu

Hazırlanın !
Başka bir zamana, XVIII. yüzyıla I.Abdülhamid dönemine gidiyoruz; sırlarla dolu bir mekana, Osmanlı haremine... Aşkın, onu herşeyden farklı kılan ve o hiç değişmeyen büyüsüne...
'Cariye ve harem. Bu iki kavram üzerine pek çok kitap okuduk ama yüzeyde kalan bilgilerle yetinmek zorunda kaldık. Gül İrepoğlu'nun Cariye'si bu anlamda diğerlerinden ayrılıyor. Uzmanlık ve yazma yeteneği mükemmel bir uyum içinde somutlaşıyor bu romanda. Kurgu ve tarihsel gerçeklik iç içe geçerek belgesel bir tat veriyor okuyucuya. Doğan kitap.7,20 ytl

Tarih:22.3.2007 15:34:29


Kitap

Sevgi Soysal Yaşasaydı Aşık Olurdum

“Bir yazara ilan-ı aşk etmek mümkündür elbette. Aşka çağrılı yazar Sevgi Soysal olunca, insan gönül koyar...’
Her yazara nasip olmayacak güzellikte ilginç bir yaşam öyküsünü sözcüklere döken Erdal Doğan yeni nesillere Sevgi Soysal'la tanışma ve belki de aşık olma şansı veriyor. “Sana söyleyemediklerimi karıncalara söyleyeceğim -senden benden- yalnız bozkıra! Susuyoruz bak hep. Söyleyemediklerimizi susuyor, bilme-diklerimizi konuşuyoruz. Senden benden yalnız bozkır, oysa yaratık dolu, yaşam dolu -ya karıncalar-. Hep oturup cigara içiyoruz yetersiz, asıl yetersiz biziz, yalnızlığımız en yetersiz -ya bozkır? Ben kadının biriysem sevilmeliyim, sen bilmezsin güzel miyim, en büyük güzelliğim senin bilmezliğin, duymazlığın - ya en hoş damlalar gözlerimizde?
Bak, tozluyuz biz, çok tozluyuz -ya bozkır, bozkır yolundan kamyonlar geçerken kalkan toz? Bak, hayal kurarım,
en zevksiz acıklı şeylere gözyaşı dökerim de kendimi bilmem. Biz bilmeyiz birbirimizi, böylesine mutlu değil miyiz bazı? Bu evrende her şeyi silecek birileri. Bu önemli değil, biz çoktan tükenmişiz. Bıra-kıp bırakıp ırak kentlere bile gidemeyiz. Bak, bizi ağaçlandırmak güçtür -ya bozkır?”

Doğan kitap.12,50 yt

Tarih:22.3.2007 15:33:55


Ankara'da bir pazar

Trabzonda bir pazar.Böyle dediğime bakmayın;Trabzon'a gitmedim.Ankara AKM de 4 gün süren Trabzon etkinliklerine son günde olsa gitmenin mutluluğuna eriştim.Her gezdiğim stantda hissettiklerim, gördüklerim beni büyüledi.İşlenen her temada hayat vardı, ışık vardı.Dokunmak istiyorsun, kıyamıyorsun öyle narindiler ki.İşlemelerde ,oymalarda, resimlerde hep ışık vardı.Bir rüya gibi gelen sanatlarımıza yüreğimle dokundum.Bir adım atıyorsun ;bir grup genç yöre oyunlarıyla bize merhaba diyor.Arkalarında unutulmaya yüz tutmuş eski bir sanat dalı olan yorgan işlemeciliğiyle uğraşan bir sanatkar ,beni çocukluğuma götürdü.Biraz ötede yöreye ait çömlekler,bakırlar, mısır dövme aletleri, kaşıklar, havanlar vardı .Ön stantlarda ise gümüş işlemeciliğini, nakışları unutmamak gerek.Hepsi buram buram yörenin güzellikleri kokuyordu.Yörenin şairleri bize seslenmeye gelmişler, duygularını yüreklerimize akıtmak için kitap olmuşlardı.Resimler; sanki çercevelerinden çıkacaklarmış gibi canlıydı.Ben Trabzon'u gördüm, insanlarını tanıdım, sanatlarıyla güzellikleriyle yüreğime dokundular.
Fulya Başköylü

Tarih:27.2.2007 10:03:00


Kitap

VENEDİK'TE ÖLÜM

20. yüzyılın en büyük Alman romancısı ThomasMann’ın yazarlık yaşamında, Buddenbrooklar, Büyülü Dağ ve Doktor Faustus gibi büyük romanların yanı sıra Venedik’te Ölüm’ün de benzersiz bir yeri vardır.

1929’da Nobel Edebiyat Ödü­lü’ne değer görülen Mann, I. Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde yayınlanan Venedik’te Ölüm adlı bu uzun öyküsünde, 'sanatçının trajik çıkmazı'nı işler: Yorucu bir çalışmanın ardından gerilimlerinden kurtulmak için Venedik’e giden ünlü yazar Aschenbach, genç Polonyalı Tadzio’nun olağanüstü güzelliği karşısında büyülenir. Salgın hastalık kenti sarınca da, tutkularına yenilerek ölüm isteğine teslim olur. Aşk ve ölüm simgeleri, Mann’ın yazarlık yaşamında bir dönemi kapayan bu yapıtın derin duyarlılığının temel öğelerini oluşturur. Güzellik, belki de sanat, yaşamı yok edici bir işlev yüklenir. Luchino Visconti’nin sinemaya da uyarladığı bu ölümsüz romanı, Behçet Necatigil’in ölümsüz çevirisiyle okuyabilirsiniz.Can Yayınları

Tarih:26.2.2007 08:43:56